tualimforum.com

tualimforum.com (http://www.tualimforum.com/)
-   Türk Bilim Adamlarının Hayatı (http://www.tualimforum.com/turk-bilim-adamlarinin-hayati/)
-   -   Ord. Prof. Dr. Hulusi Behçet Hayatı ( Biyografisi ) (http://www.tualimforum.com/turk-bilim-adamlarinin-hayati/21246-ord-prof-dr-hulusi-behcet-hayati-biyografisi.html)

Metrix 03.12.08 20:59

Ord. Prof. Dr. Hulusi Behçet Hayatı ( Biyografisi )
 
Ord. Prof. Dr. Hulusi Behçet Hayatı ( Biyografisi )

Türkiye’nin en büyük dermatologu olarak bilinen Hulusi Behçet, 20 Şubat 1889’da İstanbul’da doğdu. Genç yaşta annesini kaybettiğinden, büyükannesi tarafından büyütüldü. Çocukluğu zorluklarla geçen Hulusi, soyadı kanunun çıkışıyla birlikte Behçet soyadını aldı. Parlak ve zeki anlamına gelen Behçet, babası Ahmet Behçet’in adıydı.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde aldığı tıp eğitimini 1910’da tamamlayıp, 1914 yılına kadar Gülhane Dermatoloji Kliniği’nde ihtisas yaptı. 1914-1918 yılları arasında; önce Kırklareli Askeri Hastanesi’nde başhekim yardımcısı olarak, ardından Edirne Askeri Hastanesi’nde dermatoloji mütehassısı olarak bulundu. 1918’de 1. Dünya Savaşı’nın bitişiyle beraber bilgi ve tecrübesini artırmak amacıyla yurt dışına çıkarak Budapeşte ve Berlin’deki hastanelerde yaklaşık 1 yıl çalıştı. Ardından 1919’da tekrar Türkiye’ye döndü.

Türkiye’de önce bir süre serbest olarak çalıştıktan sonra, sırasıyla Hasköy Zührevi Hastalıklar Hastanesi başhekimliği ve Vakıf Guraba Hastanesi dermatoloji uzmanlığı görevlerini yürüttü.1933’de İstanbul Tıp Fakültesi Deri Hastalıkları ve Freng Kliniği’ni kurdu ve profesör oldu. Profesör unvanını alan ilk Türk akademisyeni olan Hulusi Behçet, 1939 yılında ise bu kez aynı üniversitenin aynı bölümünde ordinaryus profesör unvanını aldı.

Hulusi Behçet, yıllar boyunca şark çıbanı, arpa uyuzu, ham incir dermatidi ve mantar hastalıkları gibi çeşitli dermatoloji konularını inceledi ve bu konular üzerine yurt içinde ve dışında pek çok makale yayımladı. Ancak onu dünya çapında üne kavuşturan ve geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan asıl çalışması kendi adıyla anılan yeni bir hastalığı tanımlamasıydı: Behçet Hastalığı!

1937 yılında ağız ve gözlerinde iltihaplanma ile genital bölgesinde yaralar olan üç hastasının bu şikayetlerinin bilinen hastalıklardan farklı olduğunu düşündü. Aslında eskiden beri var olan bu hastalık, belirtilerin farklı hastalıklar şeklinde yorumlanması nedeniyle o güne kadar fark edilememişti. Hulusi Behçet konuya ilişkin makalesini yayımlayıp bu belirtilerin yeni ve farklı bir hastalığa ait belirtiler olduğunu bildirdiğinde, başlangıçta çok da kabul görmedi. Farklı uzmanlık alanlarındaki hekimler bu belirtileri farklı şekillerde yorumladılar. Ancak kısa süre sonra dünyanın çeşitli bölgelerinden farklı bilim adamları buna benzer belirtilere sahip hastalarını bildirdikçe ve zamanla Hulusi Behçet de hastalıkla ilgili yeni araştırmalarını yayımladıkça, hastalık tüm dünya tarafından kabul edilmeye başladı. Bildirilen vaka sayılarının artması ve hastalığın git gide daha şiddetli bir şekilde ortaya çıktığının görülmesiyle Behçet Hastalığı daha da önem kazandı. Behçet hastalığı bilinen bu ismi dışında; "Behçet Sendromu", "Trisymptom Behçet" ve "Morbus Behçet" gibi isimlerle de anılıyor.

Tüm dünyaya tanıttığı Behçet Hastalığı sayesinde tüm dünya tarafından tanınan Hulusi Behçet, bunun dışında 196 kalıcı eser bıraktı. Bunlardan en önemlileri olarak “Frengi Dersleri”(1936) ve “Klinik ve Pratikte Frengi Teşhisi ve Benzeri Deri Hastalıkları”(1940) adlı iki eserini sayabiliriz. Ortaya koyduğu tüm bu çalışmalarla çağa damgasını vuran Türk bilim adamı, geçirdiği bir kalp rahatsızlığı sonucu 8 Mart 1948’de vefat etti.



İpek 25.06.09 12:27

Hulusi Behçet Biyografisi,Hulusi Behçet Hayatı,Hulusi Behçet Yaşamı,Hulusi Behçet Kim
 
Hulusi Behçet Biyografisi,Hulusi Behçet Hayatı,Hulusi Behçet Yaşamı,Hulusi Behçet Kimdir?

Hulusi Behçet (20 Şubat 1889- 1948 İstanbul), Türk dermatoloji uzmanı ve bilim insanı.

1937 yılında, bir kan damarı enflamasyonu (vaskülit) hastalığı olan ve bugün kendi adıyla anılan Behçet hastalığını tarif eden ilk bilim adamı olmuştur.

Erken Yılları:
Zor bir çocukluk geçiren Behçet çok genç yaşta annesini kaybetmiş ve büyükannesi tarafından büyütülmüştür. Babasının Şam’daki işleri sebebiyle ilk eğitimini o dönemler Osmanlı Devleti’nde bulunan Şam’da tamamlamıştır. Fransızca, Almanca ve Latince öğrenmiştir. Tıp eğitimini Gülhane Askerî Tıp Akademisi’nde almıştır zira o dönemlerde Osmanlı Devleti’nde sivil tıp eğitimi almak mümkün değildir. 1910′daki mezuniyetinden sonra dört yıl boyunca dermatoloji ve cinsel yolla bulaşan hastalıklarda ihtisas yapmıştır.

Uzman Olarak Çalışmaları:
I. Dünya Savaşı (1914-1918) sırasında Edirne’deki askerî hastanede dermatoloji ve zührevi hastalıklar uzmanı olarak çalışmıştır. Savaştan sonra (1918-1919 arası) tıbbi bilgisini geliştirmek amacı ile önce Budapeşte’ye sonra da Berlin’e gitmiştir. Birçok ünlü meslektaşı ile tanışma fırsatı bulmuştur.

Türkiye’ye döndükten sonra serbest çalışmaya başlamış; önce Hasköy Cinsel Hastalıkları Hastane’sinde (Haliç) başhekim olmuş, sonra Vakıf Gureba Hastanesi’ne geçmiştir. O dönemde İstanbul Tıp Fakültesi’nin bir parçası olan hastanede profesörlük de yapmıştır.

1923′te, meşhur bir diplomatın kızı olan Refika Davaz ile evlenmiştir. Evliliklerinden bir kızı vardır.

Bilimsel Çalışmaları:
1933′de eski Dar-ül Funun’dan İstanbul Üniversitesi yeni kurulmuştu. Bu reform döneminde İstanbul Üniversitesi’nde dermatoloji o zamanki adıyla Deri Hastalıkları ve Frengi Kliniğini kurmuş ve profesör seçilmiştir. Hulusi Behçet, Türk akademisinde profesör unvanını alan ilk kişidir. Mesleğinin ilk yıllarından beri dermatoloji konusunda üretken bir bilim adamı olarak, birçok ulusal ve uluslararası kongreye orijinal makalelerle katılmış ve birçok bilimsel dergide makalesi yayınlanmıştır.

Ünlü Alman patolojicisi Prof. Schwartz onun için : "Behçet dünya çapında ünlü bir bilim adamı ama Türkiye’de değil." demiş ve eklemiştir: "O her zaman yurtdışında buluşlarını tanıtıyor; bunun için onu Türkiye’de bulamıyorsunuz."

Behçet, yeni jenerasyonların eğitimine yardımcı olmak için çok sayıda makaleyi Türkçe’ye çevirdi ve Kore gibi çok uzak ülkelerle ilişki kurmak için uluslararası derlemelerde orijinal olgu sunuları yayınladı. 1922′den itibaren frengi üzerinde çalışmalar yaptı ve frenginin tanısı, tedavisi, kalıtımsal özellikleri, serolojisi ve toplumsal yönleri üzerine birçok uluslararası makale yayınladı. Leishmaniasis (Oriental sore) 1923′den itibaren Dr. Behçet’in üzerinde çalıştığı bir diğer hastalıktı. Hakkında pek çok makale yayınladı ve diathermi ile tedavisinde başarılı oldu. Bir leishmania olgusunda, kabuk kaldırıldığında görünen “tırnak belirtisini” ilk defa tanımladı. Yayınlanmış eserlerinin bir kısmı parazitoz ile ilgiliydi. 1923 yılında Türkiye’deki “gale cereal - uyuz?” etkenlerini tanımladı.

O, aynı zamanda Türk tıbbının gelişiminde yayıncılıkta da öncüydü ve 1924′de Türkiye’deki “Turkish Archives of Dermatology and Syphilology” isimli ilk dermato-veneroloji dergisinin sorumlusuydu.

Tuna 27.12.17 11:26

Hulusi Behçet Biyografisi - Hulusi Behçet Hayatı - Hulusi Behçet Yaşamı - Hulusi
 
Hulusi Behçet Biyografisi - Hulusi Behçet Hayatı - Hulusi Behçet Yaşamı - Hulusi Behçet Kimdir?

Teşekkürler


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:25 .

Powered by vBulletin Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2024, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2