tualimforum.com  

Geri git   tualimforum.com > BİLİM ve TEKNOLOJİ > Bilim Adamlarının Hayatı > Türk Bilim Adamlarının Hayatı
amp;markreadhash=guest" rel="nofollow">Bütün Forumları okunmuş kabul etrel="nofollow">Bütün Forumları okunmuş kabul et
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Türk Bilim Adamlarının Hayatı Türk ve müslüman bilim adamlarının hayatı,Türk ve müslüman bilim adamlarının biyografileri...


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Ebu Hanife Ahmed bin Davud Dinaveri Biyografisi,Ebu Hanife Ahmed bin Davud Dinaveri
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
2039

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 26.06.09, 13:57   #1 (permalink)
Kullanıcı Profili
Gamma Üye
 
İpek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nerden: Mersin
Mesajlar: 1.271
Konular: 1076
Puan Grafiği
Rep Puanı:3780
Rep Gücü:0
RD:İpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond reputeİpek has a reputation beyond repute
Teşekkür

Ettiği Teşekkür: 71
210 Mesajına 271 Kere Teşekkür Edlidi
:
icon Ebu Hanife Ahmed bin Davud Dinaveri Biyografisi,Ebu Hanife Ahmed bin Davud Dinaveri

Ebu Hanife Ahmed bin Davud Dinaveri Biyografisi,Ebu Hanife Ahmed bin Davud Dinaveri Hayatı,El Dinaveri Hayatı

Ebu Hanife Ahmed bin Davud Dinaveri veya sadece el-Dinaveri (828 - 896) , astronomi, botanik, metalürji, coğrafya, matematik ve tarih gibi çok çeşitli alanlarda çalışmalarda bulunmuş Fars kökenli olduğu sanılan bir Müslüman bilim adamı. Bugün batı İran’da kalan, Dinaver bölgesindendir. İsfahan’da astronomi, matematik ve mekanik, Kufe ve Basra’da ise filoloji ve şiir eğitimi almıştır. 24 Temmuz 896′da doğduğu kent olan Dinaver’de vefat etmiştir.

Dinaveri özellikle de Kitab el-Nebat (”Bitkiler Kitabı”) isimli eseriyle tanınmaktadır. Bu eseri sebebiyle sıklıkla Arapça botaniğinin babası olarak adlandırılmıştır. Eserde Arap botanik gelenekleri, bitki incelemeleri ve bilgisinin yanı sıra Farsi kökenli bitki bilgileri de mevcuttur ve yıllarca botanik alanında standart kitap olmuştur.

Alman bilim adamı Bruno Silberberg eserin önemini şöyle anlatır:

“İlmi çalışmaların 1000 sene sonrasında Greklerin botaniği Theophrastus (M.Ö. 372-287) ve Pedanius Dioskorides (MÖ. 1 yy.)’in eserlerinde özetlenmiştir; oysa Dinaveri’nin kitabı, müslüman ilminin sadece ikinci asrında, Greklerin seviyesine çıkmakla kalmaz, fakat onları çok daha geride bırakır. Dinaverî’nin kendi eserini tasnif ettiği devirde Dioskorides’in kitabının henüz Arapçaya tercüme edilmemiş olduğunu da burada işaret etmek lâzımdır. Şu halde bu eser müslümanların orijinal bir çalışmasıdır...”

Nitekim eser bazı kaynaklarca erken İslam botaniğinin en ünlü eserlerinden biri olarak adlandırılır.

Botanik çalışmalarının yanı sıra Kürt etnik grubu üzerine de çalışmaları olmuş, Kürtlerin atalarını araştıran ilk bilim adamlarından olmuştur. Bu alandaki çalışmalarını Ensab el-Ekrad (”Kürtlerin Ataları”) isimli eserinde toplamıştır. Dinaveri ayrıca matematik ve Kur’an üzerine de birçok eser kaleme almıştır; her ne kadar bu kitapların bilinen hiçbir nüshası çağımıza ulaşmamışsa da başka yazarların çağımıza ulaşan eserlerinde Dinaveri’nin bu eserlerinden çeşitli alıntılar vb. ifadeler yer almaktadır

İlim dünyamızda yetişen matematik, tıb, astronomi ve tabii ilimler sahasındaki âlimlerimizden birisi de biyografi yazan ve tarihçilerin ittifak ettikleri gibi en büyük botanikçi olan Dilaverî’dir.

Asıl adı Ebu Hanife Ahmed İbni Dâvûd İbn Venend olan Dinaverî’nin ismi doğduğu şehir olan Dinaver’den gelmektedir. Bu şehir İran’da Cibal-Media bölgesinde Araplardan önce İranlılar tarafından kurulmuş, Kengavur’un batısında Kirman şah bölgesinden geçen Şeluizor-Hemedan yolu üzerinde Dinaver geçidi yakınındadır. Emeviler devrinde tarım ve sanayi ürünleri bakımından çok gelişmiş olan bu şehirde 10. yy. da birçok medrese açıldı, ilim adamları, hatipler, hadis âlimleri yetişti. Bu şehirde doğan Dinaverî’nin doğum tarihi bilinmemektedir. Hayatı hakkında da çok fazla şey bilinmemesine rağmen, gençliğinde Küfeye giderek.Sıkkît ve İbn Es-Sıkkîl’den dil dersleri aldığı ve daha sonra İsfahan’a (M. 849) gittiği bilinmektedir. Burada yaptığı incelemelerini Kitâb’ül-Rasad adlı eserinde topladı. Ondan elli sene sonra, büyük astronomi âlimi Abdurrahmân Es-Sûfî der ki: “946 senesinde Dinaver’ de Dinaverî’ nin evi ve hatta bunun vaktiyle rasathane vazifesini gören çatı kısmı dahi mevcut idi.” Zira Dinaverî aynı zamanda astronomide de söz sahibidir.

Dinaverî Arap diline o kadar hâkim olur ki, o nu büyük Arap edebiyatçısı Câhiz (M. 772- M. 870) ile aynı seviyede telâkki ederler. Biyografi yazan Yâkût Rumî (M. 1179-1229) onun dindar ve sofî bir adam olduğunu ve kendi muâsırları tarafından bile çok hürmet gördüğünü söyler. Dinaverî ‘El-Ahbâr’üt-Tivâl” adlı tarihinde İslam tarihi ile beraber İskender ve Sasanîlerden de bahseder.

“Kitâb’ül-Kıble Ve’z-Zevâl” adlı eseri ile astronomide oldukça söz sahibidir. Ayrıca ay ve güneş tutulması ile ilgili “Kitâb-ül-Küsûfu ve meteoroloji hakkında “Kitâb’ül-Envâ”sı vardır.

Matematik dalında biyografi yazarları “Kitâb’ül-Bahsi fî Hisâb il-Hind” adlı eseri kendisine izafe ederler, fakat doğrudan doğruya Hindistan, Pakistan veya Irak da tercümeleri bulunan Hind matematiğini araştırıp araştırmadığını söylemek güçtür. Bununla beraber “El-Cebr ve’l-mukâbele”, “Kitâbü Nevâdir’il-Cebr”, “Kitâb’ül-Cem” ve’t-Tefrîk”, “Kitâb’ül-Vesâyâ” ve “Kitâbü Hisâb’id-Devr” adlı eserleri yazdığını da burada belirtelim. Bu son eser bazı fâsid dairelerle alâkalıdır ve büyük Türk fıkıh âlimi Şems-ül-Eimme Ebubekir Muhammed Serahsî (M. 1009-1090) dahi bundan kendi “Kitâb’ül-Mebsût”unda (Cilt 29, s. 91-105) bizzat cebir şekillerini kullanarak uzunca bir tarzda bahsetmiştir.

Dinaverî, coğrafya sahasında da “Kitâb’ül-Büldân” adlı eseri ile kendinden bahsettirmiştir ve biyografi yazarları onun bu eserinin büyük bir cilt olduğundan söz ederler.

Dil bilgisi sahasında ise, “Eş-Şîr ve’ş-Şu’arâ”, “El-Fusâha”, Mâ yelhanü fihi’l-âmme”, “İslâh’ul-Mantık”, “Er-Reddü alâ luğza’l-İsbahânî’ gibi eserlerde bu meselelere dair büyük ilgisini göstermiştir.

“Kitâb’ul-Bâh” adlı eserinden Dinaverî’nin aynı zamanda tabib olduğunu da öğreniyoruz, bitkilerin çeşitli tıbbî Özelliklerinden sık sık bahsetmesi de bunu belli etmektedir.

Dinaverî’nin 13 ciltlik Kur’an-ı Kerim tefsiri de burada zikredilmesi gereken bir eserdir. Yâkût bu eserin çok orijinal olduğunu ve ondan önce hiç kimsenin Kur’anı bu şekilde incelemediğini söylemektedir.

Dinaverî’nin yukarıda adı geçen ilimlerde söz sahibi olduğunu İbn ün-Nedîm meşhur “El-Fihrist”inde bizzat belirtmiştir. Bizim burada asıl sözünü edeceğimiz eseri ise 6 ciltlik “Kitâb’ün-Nebat “isimli Botanik Ansiklopedisidir. Bu kitap Yunanca kitapların tercümesinden önce yazılmıştır. Bu eserden anladığımıza göre Dinaverî Mekke, Medine, Suriye, Umman, Afganistan ve Pakistan’ı ziyaret etmiştir. Aynı zamanda Bizans hududundaki bitkilerden de bahsetmesinden, Türkiye’yi de gezmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Alman âlimi Bruno Silberberg, bu eser hakkında şunları söyler; “İlmi çalışmaların 1000 sene sonrasında Greklerin botaniği Theophrastus (M.Ö. 372-287) ve Pedanius Dioskorides (MÖ. 1 yy.)’in eserlerinde özetlenmiştir; oysa Dinaverî’nin kitabı, müslüman ilminin sadece ikinci asrında, Greklerin seviyesine çıkmakla kalmaz, fakat onları çok daha geride bırakır. Dinaverî’nin kendi eserini tasnif ettiği devirde Dioskorides’in kitabının henüz Arapçaya tercüme edilmemiş olduğunu da burada işaret etmek lâzımdır. Şu halde bu eser müslümanların orijinal bir çalışmasıdır, öyle bir çalışma (gerek doğuda gerekse batıda bir şaheser ve bütün insanlık için şaşaalı bir miras telâkki edilir.” Silberberg, müslümanların Yunan dehasını nasıl kısa zamanda geçtiklerine hayretini gizleyememektedir. Silberberg’ den başka Leningrad Üniversitesi arapça Profesörlerinden Rus âlimi Kratchkowski (1883-1951) de bu eseri fevkalâde bulmaktadır.

“Kitâb’ün-Nebat” isimli eserin dağınık haldeki birçok ciltlerini Prof. Muhammed Hamidullah derleyip toparlamak için uzun süre çalışmıştır. Neticede bir kısmını Medine’de Şeyhül İslam Arif Hikmet Bey kütüphanesinde, bir-kısmını İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde, bir kısmını Amerika’da Yale Üniversitesinden bularak çok büyük bir kısmını tamamladıktan sonra, eksik olan kısımdaki bilgileri de eklemek için yularca Parisde Şark dilleri okulunun kütüphanesinde çalışmıştır. Bu zaman içinde Lisan ül-arab (20 cilt), Tâc ül-arûs (10 cilt), İbn Sîde’nin el-Muhassas’ı (17 cilt), İbn ül-Baytar’ınki (4 cilt) ve Oxford’daki İbn Semecûn’un, Londra’daki El-Ezherî’nin, İstanbul’daki Muhkem ve Ubâb’ın elyazmalarını tek tek inceleyerek Dinaverî’ ye ait bütün kayıtları çıkarmıştır. Neticede eksik olan kısımları da tamamlanan eser botanikçilerin hizmetine sunulmuştur.

Bu muhteşem eserde birçok bitki incelenmiştir. Bitkinin tıbbî özelliklerine çok fazla Önem vermeden ziyade, hangi bitki olursa olsun Dinaverî’ yi ilgilendirmiştir. Bunun için Dinaverî de detaylı tavsifler yapmıştır. Önce yağmurlardan, yıldızlardan; sonra kaynaklar, ırmaklar, göller gibi çeşitli sulardan; aynı şekilde kum, tepe, ova gibi çeşitli topraklardan bahsetmiştir. Bitkilerin hayatı için lüzumlu olan bu girişten sonra “Tecnîs’ün-Nebât” adıyla bitkilerin bir tasnifi, bunu takiben her bitki için müstakil bölümler mevcuttur. Bu arada bazı girizgâhlar ile değişik mevzularda ve filolojik münakaşalar da mevcuttur. Oldukça sık rastlanan bitkilerin isimlerinin ve diğer teknik terimlerin farsça karşılığını, hatta bazen de çeşitli bölgelerde aynı bitkinin adlandırıldığı arapça eş isimleri de vermektedir. Kitabın çeşitli bölümleri arasında dikkati çeken bazı kısımlardan kısaca söz edelim:

Kökleri ve dalları misvak olmaya yarayan bitkiler hakkında bir bölüm mevcut olup, burada “dârim” adı verilen bir bitkiden bahsederek, odununun siyah renkli ve yumuşak oluşunu, dişler fırçalanırken kırmızı bir renk bıraktığını zikreder. Buradan bu bitkinin dudakları kırmızıya boyadığını ve bu yüzden kadınların çok rağbet göstererek misvak kullanmaya karşı iştiyaklarının arttığını anlatmaya çalışır.

Dinaverî’ ye göre “merh” ve “afâr” ağaçları bedeviler tarafından bilhassa rağbet görmüştür, çünkü bunlar sayesinde ateş yakmak için madene ihtiyaç kalmazdı. Bir merh dalı ile afâr dalı alınmakta ve aralarına birkaç kum tanesi ile bir nevi pamuk atılarak birbirine sürtülmektedir. Derhal bir kıvılcım çıkmakta ve pamuk yanmaktadır. Bunun için birbirine yakın olan merh ve afâr ağaçlarının dalları kuvvetli bir rüzgâr sırasında birbirine sürtünürse ve kıvılcımı kuru bir yaprak üzerine düşerse yaprak ateş alır ve büyük orman yangınlarına sebebiyet verebileceğinden söz edilir.

Dinaverî iyi ve kötü huylu otlaklardan uzunca olarak bahseder ve develer ile koyunlar gibi hayvanların hastalıklarına dair meselelere girer. Meselâ, deve egzaması için katran tavsiye eder. Bu ise, onu neft ve petrol hakkında uzun uzadıya konuşmaya sevkeder. Bunun gibi çiçekler hakkında bölümü de onu anlar ve bal hakkında zoolojik bir araştırmaya yöneltir. Neticede arların hayatına dair çok enteresan müşahedeler yapmaya kadar ilerler.

Bitkilerin tasnifine dair bölümler henüz tam olmamakla beraber ele geçen kısımlardan Dinaverî nin ağaç, ot, sebze vs. arasında çok bariz bir sistematik ayırım yaptığı görülür. Her bitki için oldukça tam bir şekilde morfolojilerinden, insan veya herhangi bir canlı için faydalarından bahseder. Bitkinin kısımlarını da ayırarak yapraklar, çiçekler, odun, kök, vs. gibi parçaları ayrı ayrı anlatır.

Eserleri :

Matematik ve doğa bilimleri Kitâb el-Cebr ve’l-mukâbele (”Cebir Kitabı”)
Kitâb el-Nebât (”Bitkiler Kitabı”)
Kitâb-ül-Küsûf (”Güneş Tutulmaları Kitabı”)
Kitâb el-Hisâb (”Aritmetik Kitabı”)
Kitâb’ül-Bahsi fî Hisâb il-Hind (”Hint Aritmetiği Analizi”)
Kitâb’ül-Cem ve’t-Tefrîk (”Aritmetik Kitabı”)
Kitâb’ül-Kıble Ve’z-Zevâl
Kitâb’ül-Envâ (”Hava Durumu Kitabı”)
İslâh’ul-Mantık (”Mantığın Islahı”)

Sosyal ve beşeri bilimler :

Ahbâr’üt-Tivâl (”Genel Tarih”)
Kitâb el-Kebîr (bilim tarihinde “Büyük Kitap”)
Kitâb el-Fusâha (”Retorik Kitabı”)
Kitâb’ül-Büldân (”Coğrafya Kitabı”)
Kitâb eş-Şîr ve’ş-Şu’arâ (”Şiir ve Şairler Kitabı”)
Ensâb el-Ekrâd (”Kürtlerin Ataları”).
İpek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İpek Kullanıcısına bu mesajı için 2 üye teşekkür etti:
Alt 21.08.10, 03:08   #2 (permalink)
Kullanıcı Profili
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Aug 2010
Mesajlar: 1
Konular: 0
Puan Grafiği
Rep Puanı:1010
Rep Gücü:0
RD:SaHmt has much to be proud ofSaHmt has much to be proud ofSaHmt has much to be proud ofSaHmt has much to be proud ofSaHmt has much to be proud ofSaHmt has much to be proud ofSaHmt has much to be proud ofSaHmt has much to be proud of
Teşekkür

Ettiği Teşekkür: 0
1 Mesajına 1 Kere Teşekkür Edildi
:
Standart --->: Ebu Hanife Ahmed bin Davud Dinaveri Biyografisi,Ebu Hanife Ahmed bin Davud Dina

...Fars kökenli olduğu sanılan bir Müslüman bilim adamı...
ddemişsiniz de Kendisi Kürt olmakla beraber bitkiler konusundaki Terimleri özellikle Kürtçe olarak yazmış olup Antropoloji alanında da Kürtler'i ele alarak incelemeler de bulunmuştur.Kendi çağdaşı çoğu bilim insanı da onu tanıtırken Kürt oluşuna vurgu yapar.
Tarih iki çeşit toplumu sahneden silmemiştir.Barbar Gezgin Toplumlar ve Yerleşik Tarım Toplumları.Barbarlar gezer ve vur kaç taktiğiyle yerleşik toplumların bütün sanatsal ve kültürel yapısını bozarak yok eder.ve 1000 yıldan fazladır Barbar istilasında asmile olmamış bir yerleşik medeniyet şu an Mezopotamya topraklarında barbar olarak nitelenmekte,okullarda tüm bilgin ve alimleri ya başka ırktan ya da vatan haini olarak anlatılmaktadır.
Bu itham ve inkarlar Cumhuriyet'in Kuruluşuyla başlamıştır.Kürtler biz Türkler'den daha çok medeniyet kurmuş ve bilim adamı yetiştirmiştir.Onlar yerleşikken,Dinawer kentin de Uzay Gözlem Evi'nde inceleme yaparken biz at sırtında geyik peşindeydik.Bu medeniyetler Lise tarih kitaplarında anlatıldığı gibi değildir.Tüm ülkeyi tekliğin altında birleştimek için tasarlanış ve bu uğurda kendi eliyle ipi boynuna geçirip kendini asan insanları bile hain olarak nitelemiştir.

Konu SaHmt tarafından (21.08.10 Saat 03:14 ) değiştirilmiştir..
SaHmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
ahmed, ahmed bin davud dinaveri, bin, biyografisi, davud, dinaveri, ebÛ, ebu hanife ahmed bin davud dinaveri, ebu hanife ahmed bin davud dinaveri biyografisi, ebu hanife ahmed bin davud dinaveri hayatı, el dinaveri hayatı, hanife

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Ahmed Elmohamady Biyografisi - Ahmed Elmohamady Kimdir - Ahmed Elmohamady Hayatı - Ah Tolga Futbolcuların Hayatı ( Biyografileri ) 0 22.08.14 17:38
Ahmed Ağdamski Biyografisi - Ahmed Ağdamski Kimdir - Ahmed Ağdamski Hayatı - Ahmed Kartal Yabancı Şarkıcıların Hayatları ( Biyografileri ) 0 12.01.13 04:45
İmâm-I A'zam Ebû Hanîfe - İmamı Azam Ebu Hanife Hayatı - İmamı Azam Ebu Hanife Kimdir Tuna Sahabeler - Evliyalar - İslam Alimleri 0 15.08.11 01:54
Şekerpınar Hanife Soykan İlköğretim Okulu Gebze Kocaeli - Şekerpınar Hanife Soykan Pelince Anaokulu - İlköğretim 0 02.03.11 14:24
Hz. Davud (A.S) ÇisiL Peygamberler 0 20.08.08 09:11


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:26 .


Powered by vBulletin Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2