tualimforum.com  

Geri git   tualimforum.com > KÜLTÜR VE SANAT > Kitaplar > Türk Edebiyatından Kitap Özetleri
amp;markreadhash=guest" rel="nofollow">Bütün Forumları okunmuş kabul etrel="nofollow">Bütün Forumları okunmuş kabul et
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Türk Edebiyatından Kitap Özetleri Türk edebiyatı kitap özetleri,Türkçe kitap özetleri...


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
AKŞİT GÖKTÜRK-Ada
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
782

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler
Alt 09.09.08, 10:49   #1 (permalink)
Kullanıcı Profili
Moderator
 
Okyanus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 9.372
Konular: 7148
Puan Grafiği
Rep Puanı:16247
Rep Gücü:183
RD:Okyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond reputeOkyanus has a reputation beyond repute
Teşekkür

Ettiği Teşekkür: 54
884 Mesajına 1.397 Kere Teşekkür Edlidi
:
Standart AKŞİT GÖKTÜRK-Ada

KİTABIN ÖZETİ


(Ada, AKŞİT GÖKTÜRK)

Yazar adalar adlı kitabında adalara duyulan özlemin boyutlarını inceliyor.Kimi insana göre ada, bir dış dünya, kimi insan için de bir iç dünya olarak düşündüğünü anlatıyor. Yazar adaların bir ressam tarafından incelendiğin de görünen güzelliğini inceleyerek resme dökebileceğini. Bir yazarın ise adayı anlata bilmek için orada geçen yaşanmış yada hayal ürünü olan, ama sürekli aklımızda olan, Robinson Cruseo gibi hep maceralarını bildiğimiz, adaları gezen bir kişinin yaşadıklarını bilmemiz gerektiğini ve buna göre böyle bir kitap yazabileceğimizi anlatıyor.
Çok önceden ressamın biri, tam olarak harita çizilemeyen zamanlarda hayal gücünü de kullanarak haritaya benzer resimler çizermiş ve her resimde karısı denizin olduğu yere bir ada çizmesini istermiş. Adamda karısını incitmemek için hep istediği bir yere, o adayı eklermiş. Aslında, o zamanlar bile, belki o ressamın çizdiği adalar vardı. Ama ressam bilmeden o adları çizdiğinin farkında değildi. Yazar, bu olayda da herkesin hayalinde, hiç gidilmemiş bir ada hayal ettiğini düşünmektedir. Yazar, herkesin kafasındaki ada kavramının farklı olduğunu, kiminin adayı canlandırırken define adalarını düşündüğünü, kiminin de hiç gidilmemiş ve ilk defa kendisinin bulabileceği bir adayı hayal ettiğini söylüyor. Aslında günümüzde harita ölçeklere ve yerine göre tam olarak çizilmekte. Bu yüzden saklı hiçbir adanın olamayacağı bir gerçek. Ama insanlar her zaman gelişmiş hayal gücünü kullanarak, kendini bu hayal dünyasında tatmin edebileceğini düşünüyor.
Yazar, kitabında bir çok kaynaktan yararlanarak yazdığı bu kitabı yine bir kaynak gibi hazırlamış, daha çok insan zihnindeki ada çeşitlerini yaşamsal örneklerle açıklayıp olay karşısında inandırıcılığını kullanmış. Sinemalarda olan veya son zamanlarda çıkan kitaplarda dahi, adalar hep vardır. Yazara göre de bu, adaların esrarengizliğinden kaynaklanıyor.
Yazar, bir başka yazarın kitabından alarak yazdığı bir yerden şöyle bahsediyor: Bu yazarın adı Lawrence DURRELL. Bu yazarın “bir deniz venüsü üzerine düşünceler” adlı kitabının daha ilk satırların da şundan bahsetmekteymiş! Gideon‘un karalama defteri arasında bir gün daha tıp bilimine geçmemiş hastalıkların ismine rastlanmış. Bunlar arasında çok seyrek rastlanan ama tanınmamasının da kabul edilemiyeceği bir ruh hastalığının adı olarak “Islamonia” sözcüğünün gözüne çarptığını söylüyor. Bunu Gideon: adalarda inanılmaz bir çekicilik bulan insanların olduğunu söylüyor. Dört yanının denizlerle çevrili olması insanları bu denli etkiliye bileceğini düşündüğü için böyle bir hastalıktan bahsediyor.
Yine bir başka yazarın yazısından aldığı bir yazıda, January Marlow ‘un bir gazetede o dönemlerde okuduğu Robinson’ un adasının battığını duyunca; yazdıklarını insan hayatındaki ada etkisini anlatmak amacıyla yazar, kendi kitabına almış, Marlow yazısında bu olay hakkında şöyle bahsediyor: Şimdi ada belkide görünmeze karıştığı için Marlow ‘un düşünceleri de yükseliyormuş. Tuttuğu notlar günlük bütün hepsi bir deniz olayıyla bitince Marlow da büyük bir bunalıma girmiş, ama zamanla kurtulmuş. Yazarında dediği gibi, insanı adalar o kadar büyülüyor ki, bir adanın batması veya batacak olması, bir yazarı veya bir insanı bu denli üzebiliyor. Kötü bir kaza sonucu adada aşağı yukarı üç ay kalan Marlow adlı yazar da, “or da kalmanın gerçekliliği olmasa, zihindeki bir zaman parçası olduğunu, ya da bir görüntüden ibaret olduğunu söylerdim. Ama ben bu gerçekliliği yaşadım ve inanılmaz bir duygu olduğunu düşünüyorum diyor.”
Ada da kalan ve bu olayı yaşayanlar adayı tarif edilemez olarak niteliyorlar. Onlara göre “ada yaşanılınca anlaşılacak bir bütün, onu parçalayıp açıklayamayız.”
Yazar, adanın dünyanın daha iyi bir yer olduğunu ve mutlu bir yaşama ortamı olarak düşünülmesini utopya olarak açıklar.Utopya yazarın ve diğer yazarlarında dile getirdiği gibi başka ilkelerle işleyen daha iyi,daha güzel toplum ülküsünü dile getiriyor.
Yazar utopya gibi bazı adalara ve olaylara isim vermiştir.
ROBİNSONADDA ADA
ROBİNSON CRUSEO gibi.
Birde yine, diğer yazarlar ve kendisi olmak üzere bazı adalara isimler vermişler Örnek “Hayali Ada”,”Güneş Adası” gibi.
Yazar, Atlantis’den de bahsetmektedir. Her bakımdan kendi kendine yeten bir kara parçası olmakla birlikte, genişliğinden dolayı ada diye anılmaya pek güç hak kazanır. Bu adada yaşayanlar dışarıya kesinlikle kapalı oldukları gibi “çok da bilgiçtirler” Atlantis ‘den böyle bahsetmektedir.
Yazar robinsonad yazılarının çıkışını da şöyle anlatır: “Yeni çağda Avrupa insanının büyük denizlere, bilinmeyen kıtalara, ülkelere açılmasıyla gelişen gezi yazını, ada utopyalarının yanı sıra sonradan robinsonad diye adlandırılacak yazını çıktı.”
Bir başka öyküde, adada kalan, ama yalnız olmayan, kendinden başka biri zenci olmak üzere dört kadınla birlikte ıssız bir adaya düşmüşler. Yaşamak için gerekli olanları arar bulurlar adada. Bu öykünün yazarı; adayı şöyle tarif ediyor: “Herhangi bir kara parçasından görülmeyecek derecede uzak, üzerinde insan yada bizi tedirgin edecek zararlı hayvanlar bulunmayan, kocaman bir adaydı.” Ama her zaman yeşillere bürünmüş çevre, bol yemişlerle türlü türlü kuşlarla eşsiz güzellikteydi. Hava her zaman sıcak, en soğuk olduğunda ancak İngiltere’nin Eylülü gibiydi. Uygar insanların elinde bu yer bir cennet olabilirdi.
İşte bu adam bu tür öykülerin en şanslısıydı. Yani talihli bir ısız ada kahramanıydı. Adada ilk güçlükleri yendikten sonra adanın bolluğu için de yapacak bir şey bulamaz ve kadınlardan biriyle derken diğeriyle sonrada hepsiyle sevişmeye başlar.
Robinsonad’ın başka bir öyküsüde, güney pasifiğin mercan adasında yaşanır. Üç delikanlının dostluk içinde yaşadığı bir olaydır. Yazarın, bu gençlerin ağzından yazdığı yazı şu şekildedir.
Gençlere göre, o güzelim mercan adasında elbirliğiyle çaldıkları senfonide bir tek çatlak ses yokmuş gençlerin inancına göre adada yaşadıkları sürece birbirlerini yürekten sevmişler. Adadan ayrılmalarına rağmen onların düşüncesine göre adanın büyüsü onların hala birbirlerini sevmesine neden olduğunu söylüyorlar.
Yazar Robinson’un hayatından öykülerinde bahsederken Robinson’un düşünüp taşınmadan duygularına yenik düşerek giriştiği her işinde aklının cezasını çektiğini anlatıyor. Hatta bir öyküde Robinson’un bütün zorluklara rağmen sedir ağacından yirmi gün uğraşarak yaptığı kayığı denize indiremeyince ne yaptığını anlamış. Daha sonra bu olaya şu yorumu getirmiş. Bu kayığı yaparken uyanık bir adamdan daha çok bir deli gibi işe sarıldım. Altından kalkıp kalkamayacağımı aklıma bile getirmedim. Yalnız tasarlamak bile hoşuma gidiyordu diyor.
On dokuzuncu yüzyılda gemiciliğin sürekli olarak ilerlemesi dünya denizlerinin karış karış bilinir bir duruma gelmesi yazın alanında ada konusunun uygulanışını birkaç yönden etkilemiş bir gelişmedir.
Hispaniola gemisi büyük bir serüvene giderken ada şu sözlerle anlatılıyor: Güverteye çıktığım zaman adanın görünüşü bütünüyle değişmişti. Rüzgarın iyice kesilmesiyle birlikte, gece bir hayli yol almış, şimdi doğu kıyısının güneydoğu kesiminden yarım mil açıkta öylece kalmıştık. Adanın hemen her yanı, boz renkli ormanlarla kaplıydı. Arada kumla örtülü sarı yerler görünüyordu. Ama renkler hep aynı kasvetteydi, ağaçların tepelerinde dağların çıplak tepeleri yükseliyordu.
Yazar işte bütün adaları öven bu tür sözleri kitabında toplamaya çalışmıştır. Kimi zamanda onu bir adanın bekleyen insanların olan kişileri hayal güçlerini yazıya aktarmıştır.
Bazı öykülerde insanlar sadrazamı andıran bir yaşam istiyorlar. Bir sürü para dökerek bu adaları cennete çevirmek isteyen kişilerde var.
Bir ada ortamı, kendisini belirleyen dışarıya kapalılık kendisiyle sınırlanmışlık duran zaman biçimi gibi özellikleriyle “dışarı “nın karşıtıdır. Yaratıcı bir yazar, anlattığı olayı yada durumu istediği ortama geçirebilir.
Yazara göre bütün düşsel adalar bir denizle yada suyla çevrilir, hepsi dışarıya kapalıdır. Dışarıdan içeriye içerden dışarıya bir giriş çıkış güçtür. Dışarıya kapalılık kendiyle sınırlanmışlık duran- zaman biçimi “adayı” dışarının “dünyanın” karşıtı kılar. Ada ortamının bu özelliklerine karşılık “dünya” genişlik, sınırsızlık, tarihsel zaman ilkeleriyle belirlenmiştir.
Ada dünya karşıtlığı, ada yazınında çoğunlukla, adada yaşayan insan bilincinde yer alan bir içeri dışarı kutuplaşmasıyla yazar dile getirir. Yazıda ada kavramının kullanılması, başlangıçtan beri insan oğlunun uzak bilinmez ülkelere duyduğu ilginin yazar tarafından dile getirilişidir. Yazarında anlattığı gibi ada kavramına duyulan ilgi çok eskilere, ta ki ilk çağ, orta çağ, yeni çağ harita bile çizerken aralara sıkıştırılan ada resimleri falan derken günümüze değin insan bilincinde süre gelmiştir. İnsanoğlunun bilinci ile gözlemi, ada ortamını bütün değişik anlamlarıyla yaşamıştır. Bu anlamlar, ada konusuna yönelen her yazar elinde daha da derinleşerek çağrışımlar kazanmıştır. Böylece insan bilincinin bir eğilimi, yazına yansıyan görüntüsüyle zenginleşmiş, her çağda yeni boyutlarla dile getirilmiştir. Düşsel adanın büyüsü, taşıdığı içeri dışarı ilişkisinin anlatımı konusunda da bir nesnel eş değer sunabilme olanağı vermesindedir.
Yazara göre, insanoğlu yüz yıllardır mutluluk, serüven, kaçış yönündeki özlemlerini, uzak bir düşsel ada görüntüsüyle birleştirilmiş, insan bilincinin bu eğilimi edebiyatın zengin kaynaklarından biri olmuştur. İlk çağdan günümüze kadar, bir ada kavramı üzerine kurulmuş olan edebi örneklerin hepsi bir takım ortak özellikler gösterir.
Bu ortak özellikler düşsel ada ortamının yazara sağladığı kendine özgü anlatım olanaklarından doğar. Ada edebiyatının bütün örneklerinde en önemli anlam bir ada - dünya karşıtlığı olur.
Bu çalışma;
• Utopia
• Yeni Atlantis
• Robinson Crusoe
• Gulliver’in Seyahatleri gibi
Yanı sıra daha başka bir çok ünlü yapıtıda bu açıdan ele almaktadır.
Ele aldığı bu yazılar yazarın insanların adaya olan ilgisini ve insanlarında adaya olan özlemini anlatıyor yaşanan olaylar kurulan düşler adayı gözümüze ilgi ve anlam katmış adaları tanımamıza sevmemize yardımcı olmuştur.
Kimi insanın adayı gizemini sevmesi kimi insanın bilinmezliğini sevmesi yani her insanın azda olsa adaya bir sevgi duyduğu ortada yazar da bu sevgiyi kullanarak ada adlı bu kitabında yaşanmış ya da düşsel örneklerle olayları pekiştirmişlerdir.
Aslında düşündüğümüzde ada kavramının ulaşılmaz olduğu hissine kapılırız adanın uçsuz bucaksız denizin ortasında ulaşılmaz sanarız içimizde bilinmezliğini gizleriz.
Ama öyle olmadığını ancak bir yazıda anlaya biliriz yaşanmış örneklerle kavraya biliriz. Ama yinede ada hakkın da bir özlem veya bir uçurum hissine kapılırız.
--------------Tualimforum İmzam--------------
Okyanus isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
aksİt, gokturkada


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Naşide Göktürk Biyografisi,Naşide Göktürk Hayatı İpek Pop Müzigi Şarkıcılarının Hayatları ( Biyografileri ) 1 30.08.16 18:32
Göktürk İsminin Anlamı ve Açıklaması - Göktürk Adının Anlamı ve Açıklaması - Göktürk Kartal Erkek Bebek İsimleri ( Erkek Bebek Adları ) 0 02.12.12 19:38
Akşit Göktürk Biyografisi - Akşit Göktürk Hayatı - Akşit Göktürk Kimdir? Başak Türk Edebiyatçıların Hayatı ( Biyografisi ) 0 30.10.12 00:36
Göktürk İlköğretim Okulu Küçükçekmece İstanbul - Küçükçekmece Göktürk İlköğretimOkulu Pelince Anaokulu - İlköğretim 0 25.08.10 02:42
Göktürk Mehmet Uytun Biyografisi,Göktürk Mehmet Uytun Hayatı İpek Türk Edebiyatçıların Hayatı ( Biyografisi ) 0 21.06.09 22:36


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:37 .


Powered by vBulletin Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2